Kaldıraç dergisinin Ağustos sayısı yayında

Aylık Devrimci Sosyalist Dergi Kaldıraç’ın Ağustos sayısının tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Dergimizin bu sayısında bulunan yazılardan bazı bölümler ise şöyle;

İstanbul Sözleşmesi’nin Cumhurbaşkanı tarafından iptaline karşı açılan dava, beklendiği gibi, “red” ile sonuçlanmıştır. 19 Temmuz 2022’de dava reddedilmiştir.

Okuryazar takımı, CHP ve tüm burjuva muhalefet, davanın “iptal” ile sonuçlanacağını vaaz ediyordu. Onlara göre, “hâlâ bu ülkede hukuk var”dı.

Aslında, biz, Kaldıraç Hareketi, biz devrimciler, “bu ülkede hukuk yok” demiyoruz. Tersine, bu ülkede bir “hukuk var” diyoruz ve adı, iç savaş hukukudur.

Yazının tamamını linke tıklayarak okuyabilirsiniz↓
Perspektif – Hak, mücadeleyle kazanılır

Doğrusu, ilk amaçlarına ulaştıklarını söylemek mümkündür: AB’nin, Almanya ve Fransa’nın ‘istekleri’ kırılmış, ‘iradeleri’ ABD iradesine tabi kılınmıştır. Artık, AB diye bir güçten söz etmek zordur. AB artık bir büyük aktör değildir, belki bir değil ama yarımdan da az bir aktördür. ‘Demokrasi ve medeniyet’ merkezi olarak sunulan AB, tam olarak Neonazi örgütlerinin merkezi hâline gelmeye başlamıştır.
Yazının tamamını linke tıklayarak okuyabilirsiniz↓
Deniz Adalı – Avrupa’nın işgali mi, yoksa Avrupa’nın korunması mı?

Sri Lanka direnişinin bize düşündürdükleri var.

Olayları, belki de bazı eksiklikleri ile, böyle özetledikten sonra, direnişin düşündürdükleri üzerine tartışabiliriz.

Muhtemeldir ki, burada aktarılan bilgilerden daha fazlası, iyi bir tarama ile bulunabilir. Ama JVP politbüro üyesinin röportajı, bilgi eksikliklerimize rağmen, bize daha ciddi düşünceler geliştirme cesaretini verdi.

Ülkemizde çok sıkça tartışma konusu olan Gezi Direnişi’nin hâlâ güncel olması, sürmekte olan direnişin bastırılması için Saray Rejimi’nin her yolu denemesi, ayrıca bir yakınlık kurmamıza neden olmaktadır. Sri Lanka direnişi, bize Gezi Direnişi’ni bir kere daha ele alma enerjisi vermektedir.
Yazının tamamını linke tıklayarak okuyabilirsiniz↓
Deniz Adalı – Sri Lanka direnişinin düşündürdükleri

Kriz dönemleri, tüm bu ahengi de bozma şansı olarak ele alınabilir. Perdelerden seyredilen renkli yaşamlar, yaşamın gerçeği ile çarpışmaya başlar. Bu anda, gerçeği görebilmek için bir fırsat da oluşur.
Yazının tamamını linke tıklayarak okuyabilirsiniz↓
Fikret Soydan – Tekeller çağı, kriz ve insan olarak kalabilmek

Günlük pratikten doğan, nihaî kaynağı günlük pratik olan, insanların kendi yaşamlarını sürdürmek için maddi malların üretimi ve kendi neslini devam ettirmesi olan bilimsel ve sanatsal düşünce, o pratikten kopar, gelişir. Böylece, gerçeği daha farklı olarak görmeyi sağlar. Bundan sonra ise, bilimsel ve sanatsal düşüncenin, tekrar o günlük pratiğe gelmesi, dönmesi gerekir.
Yazının tamamını linke tıklayarak okuyabilirsiniz↓
Aysun Sadıkoğlu – Tüketim toplumu ve sanat hakkında

Dergimizin tamamını okumak için; Kaldıraç Sayı: 253 / Ağustos 2022
Dergimizin temin noktaları için; Oku, Okut, Dağıt
Dergimize abone olmak için; buraya tıklayabilirsiniz.

Dergimizin dağıtımına katkı sunmak için 0536 439 25 52 numarasına WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here