Kaldıraç dergisinin Temmuz sayısı yayında

Aylık Devrimci Sosyalist Dergi Kaldıraç’ın Temmuz sayısının tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Dergimizin bu sayısında bulunan yazılardan bazı bölümler ise şöyle;

Saray Rejimi, bir kişinin diktatörlüğü değildir. Sadece Erdoğan’ın sonundan söz etmek hatadır. Erdoğan olmadan da Saray Rejimi’ni sürdürmek isteyecekleri açıktır. Saray Rejimi, seçimlerle “demokratik sisteme” dönecek bir sistem değildir. Saray Rejimi, tüm tekeller, uluslararası tekeller de içinde hepsinin ortak iradesinin ürünüdür.

Bu sisteme karşı mücadele, açık ve net, bir devrim mücadelesidir.

Bu sistem, işçi sınıfının devrimci eylemi ile son bulacaktır. Gerçek anlamda, işçiler için, halk için “demokrasi” o zaman başlayacaktır.

Burjuva muhalefetin, seçimi beklemek üzerine kurulu politikaları, halkı ve işçileri, kadınları ve gençleri isyandan, direnişten uzak tutma politikalarıdır. Bu devleti kurtarma, restorasyon politikalarının parçalarından biridir.

Yazının tamamını linke tıklayarak okuyabilirsiniz↓
Perspektif – Savaş müptelası

Rusya ve Çin’e karşı süren savaş, ABD açısından, önemli bir manevra olmuştur. ABD, eski müttefikleri, yeni rakipleri olan, paylaşım savaşımında karşısına kendi hegemonyasına meydan okumaya meyletmiş diğer dört emperyalist gücü, İngiltere, Almanya, Fransa ve Japonya’yı, yeniden kontrolü altına almaya meyletmiştir.
Yazının tamamını linke tıklayarak okuyabilirsiniz↓
Deniz Adalı – Savaş ve yeni dünya

ABD, Saray Rejimi’ne bazı yeni görevler vermiştir. Ukrayna savaşının sonrasına denk gelmektedir. Bu görevlerin tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz. Ama bunların karşılığında, “içeride” istediği gibi hareket etme özgürlüğü verilmiş olmalıdır. Tıpkı 12 Eylül’deki gibi. Yunanistan’ın NATO’nun askerî kanadına dönmesi vb. gibi görevlerle, darbeciler, içeride serbestçe davranma yetkisi elde etmiştir. Bugün de buna benzer bir durum vardır.
Yazının tamamını linke tıklayarak okuyabilirsiniz↓
Deniz Adalı – Saray Rejimi, savaş politikaları ve direniş 

Bunları, bilgilerimizi tazeleyelim diye mi yazıyoruz, elbette hayır. Tekrardan zarar gelmez ama, bizim buradaki amacımız, daha çok, bugün ülkemizde sınıf mücadelesinin içinde bulunduğu durumdur.”
Yazının tamamını linke tıklayarak okuyabilirsiniz↓
Fikret Soydan – Marazi tutumlar ya da gerçeği görmeyi reddetme

Mesele Erdoğan, şöyle bir söz etti, dedi ki; “sulu ve sigaraya o kadar zam yapıyoruz, hâlâ alıyorlar.” Aslında hayret içinde de değildi. Ama demek istiyor ki, “ben almazdım.” Çünkü bu zamların saçma olduğunu anlamaları lazım. İşte bunu söylüyor.

Ama bunu söylerken, artık ilgi noktaları çok farklı olduğundan, yanında da Sümeyye kızı olmadığından, kontrolsüz konuşuyor. “Sulu” diyor.

“Sulu”, kuru olmayan anlamındadır. Rakıya haram olduğu için “sulu” diyor. Bu takdire şayan hareketini, Diyanet İşleri Başkanı, methiyeler düzerek övmelidir, ki bir miktar daha gelir elde etsin. Ama, Erdoğan, “sulu” kavramını acaba ne zaman öğrenmiştir?

Aysun Sadıkoğlu – Utanmazlık fıtrattan mı gelir? Utanmazlık ustalık işi midir? Yoksa çürüme ve tükeniş dile mi vurur?

Dergimizin tamamını okumak için; Kaldıraç Sayı: 252 / Temmuz 2022
Dergimizin temin noktaları için; Oku, Okut, Dağıt
Dergimize abone olmak için; buraya tıklayabilirsiniz.

Dergimizin dağıtımına katkı sunmak için 0536 439 25 52 numarasına WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here